Yeni nesil veri merkezleri ve dijital dönüşüm

Yeni nesil veri merkezleri

Veri merkezleri artan iş yükü ve farklı teknolojileri barındırma zorunlulukları nedeni ile zaman içinde çok karmaşık hale geldiler ve yönetilmeleri çok zorlaştı. IT birimleri zamanlarının büyük bir bölümünü veri merkezlerini ayakta tutmak için harcar oldular, asıl işleri olan IT hizmetleri ile firmanın işine katkıda bulunmak için zaman bulamaz duruma geldiler.

Yeni nesil veri merkezleri, yapılan işleri azaltmadan iş yapış şekillerini kolaylaştırmak, birçok işi otomatik hale getirmek ve IT birimlerinin asıl işlerine geri dönebilmelerini sağlamak amacını taşımaktadır.

Yeni nesi veri merkezlerinin özellikleri

  • Yazılım ile tanımlanmış, (yönetilen) bileşenlerden oluşmaları; dinamik olarak bu bileşenler yazılım ile kontrol edilebilmekte ve uygulamaların gereksinimlerini gerçek zamanlı olarak algılayıp cevap verebilmektedirler.

  • Genel ve özel buluttan oluşan hibrid çalışma ortamları mevcuttur; bu bulut ortamları geleneksel sistemlerle entegre durumdadır.

  • Sürekli olarak ayakta olan bir yapı; cihaz arızalarında veya periyodik bakım işlemleri sırasında çalışmaya devam etmektedir.

  • Sistemleri izleyen analiz yazılımları ve entegre olmuş yapay zeka çözümleri ile problemler olmadan önlem alınabilmektedir; sistemin çalışma davranışları öğrenilerek sıradışı bir durum olduğunda sistem otomatik olarak bu duruma cevap verebilmektedir..

  • Tüm sistem entegre olup tek bir ekrandan yönetilebilmektedir.

SDN (Software Defined Network) / Yazılım Tanımlı Ağlar

Yazılım tanımlı ağ (SDN), OpenFlow gibi açık protokolleri kullanarak güncel uygulamaların yüksek bant genişliği ve dinamik yapıları göz önüne alındığında yönetilebilir, dinamik, uygun maliyetli standartlara dayalı bir yazılım soyutlaması kullanılan modern bir ağ teknolojisidir. OpenFlow protokolü, SDN çözümleri için temel bir unsurdur.

Yazılım tanımlı ağ mimarisinde, ağ denetimi doğrudan programlanabilir, merkezi olarak yönetilebilir, daha hızlı ve esnek, açık standart tabanlı ve üretici bağımsız şekilde yapılandırılmıştır. Bu mimari, veri merkezlerinin, sanal sunucu ve depolama sistemlerinin daha esnek ve daha hızlı olmasını sağlamak için tasarlanmıştır.

Yazılım tanımlı ağların ana amacı sistem-ağ mühendisleri ve yöneticilerinin değişkenlik gösteren iş gereksinimlerine merkezi bir kontrol mekanizması aracılığıyla hızlı bir şekilde yanıt vermelerini sağlamaktır.

Yazılım tanımlı ağlarda bir ağ yöneticisi, tek tek tüm ağ cihazlarını yapılandırmaya gerek kalmadan tüm ağ cihazların konfigürasyonlarını merkezi bir arayüz üzerinden yapabilir, istediği özellikleri kullanabilir, ağ trafiğini düzenleyebilir.

Yazılım tanımlı ağ (SDN) teknolojisi ayrıca otomatik ve isteğe bağlı uygulama dağıtımı ve ölçeklenebilirlik sağlayarak bulut mimarisine yapılandırılmasına imkân sağlar, veri merkezi sanallaştırmasının esnekliğini artırır, altyapı maliyetlerini en aza indirger, konfigürasyonu merkezileştirip otomatize ederek ağ ve uygulama servislerinin yönetimini kolaylaştırır.


Dijital Dönüşüm

Bilgi Teknolojileri, eskiden kurumların yaptıkları işlerin bir kısmını bilgisayar ortamında yapmalarını sağlayıp onlara yardımcı olmaktaydı. Teknolojinin ve bilgi kaynaklarının artması ve erişimin kolaylaşmasıyla, iş süreçlerine doğrudan dahil olmaları, hatta bazı kararların doğrudan bu sistemler tarafından verilmesi günümüz ve gelecek teknolojilerinin gideceği yönü göstermektedir.

Günümüzde insanların yaptığı bir çok işin gelecekte bilgisayarlar tarafından yapılacağı öngörülmektedir. Amerika başkanlık seçimlerinde “Devlet başkanı yapay zeka olmalı!” sözleri şu an için şaka gibi gelse de, dijital dönüşüm ile desteklenen karar destek sistemleri devlet yönetimi, hukuk davaları gibi bir çok alanda söz sahibi olacaktır.

NESNELERİN İNTERNETİ (IOT)

Nesnelerin İnterneti (IoT), internete bağlı cihazların, internet üzerinden tamamen dış ortamla iletişim kurmak için sensörler yardımıyla gömülü bir teknoloji kullanan aygıtlar ile iletişim sağlamasına imkan tanıyan yeni nesil internet teknolojisini belirtir ve kablosuz teknolojilerin, mikro elektromekanik sistemlerin (MEMS), mikro servislerin ve internetin birleşmesi ile geliştirilmiştir.

Nesnelerin Interneti (IoT) teknolojisinde, verilerin üretildiği sensörlere sahip makineler,nesneler,hayvanlar yada insanlarla ilişkili cihazlar, başka kaynaklara ihtiyaç duymadan internet üzerinden veri aktarabilir, veri alabilir, aldıkları verileri işleyebilir ve analiz edebilir.

Nesnelerin Interneti yardımıyla şirketler iş yapış şekillerini değiştirir duruma gelmiştir. Şirketler, müşterilerinin ürünleriyle nasıl etkileşimde olduklarını tespit etmek için internete bağlı sensörler yardımıyla ürünlerini uzaktan izleme, algılama ve kontrol etme esnekliği kazanmışlardır. Ayrıca, sensörler yardımıyla gerekli bilgileri alıp buna uygun politikalar geliştirebilir, sorunları tespit edebilir, proaktif önlemler alabilir, olay veya durumlara karşı alarmlar üretebilir, performans ölçümleri yapabilir, buna uygun alınacak aksiyonları otomatize edebilir duruma gelmektedir.

Nesnelerin Interneti (IoT) teknolojisinde nesneler sensörlerle gömülü hale geldikçe ve iletişim yeteneği kazandıkça yeni bilgi ağları, yeni iş modelleri, yeni iş süreçleri gelişmektedir. IoT ile birlikte maliyetler ve riskler en aza indirilmeye başlanmıştır.

Nesnelerin Interneti (IoT) kapsamında, otomobiller, tüm elektronik cihazlar, akıllı ev ve led sistemleri, çalar saatler, hoparlör sistemleri, cep telefonları, kulaklıklar, mutfak aletleri, kalp pilleri vb.gibi birçok nesnenin yanında hayvanlar da IoT kapsamında sayılabilir.

Nesnelerin Interneti’nin kullanım alanlarını şöyle sıralayabiliriz;

  • İmalat

  • Enerji

  • Taşımacılık

  • Akıllı Şehirler

  • Devlet

  • Eğitim

  • Perakende

  • Sağlık

  • Finansal hizmetler

Gartner raporlarına göre 2020 yılına kadar internete bağlı cihaz sayısının 26 milyarın üzerinde olacağı tahmin edilmektedir. Teknoloji devi şirketlerin yapmış olduğu araştırmalara göre ise şirketlerin %70’I işlerini geliştirmek için IoT proje verilerini kullanmaktalar.